Eğitim Fakültelerini Kapatın!

20 Eylül 2011 | Kategoriler: Genel

Fizik Öğretmeniyim. Beş yıl boyunca, alan derslerini fen-edebiyatla ortak hocalardan, eğitim derslerini ise kendi fakültemde, kendi hocalarımdan aldım. Mezun oldum; ünvanım: Fizik Öğretmeni.

Fen-Edebiyat mezunları ile aynı dersi, aynı hocadan alıp aynı sınava girdim. E madem Fizik öğretmeninin yanında bir de fizikçi deseler bana olmaz mı? Olmuyor. Çünkü ben fen-edebiyatlılardan bir yıl fazla okudum. Eh, fizikten yüksek lisans yapsam da bu alanda araştırma görevlisi olsam? Olmaz. Çünkü akademik kadro ilanlarında “fizik bölümü mezunu” şartı istiyorlar. Aynı dersi, aynı hocadan, aynı sürede aldım. Ama bir yıl fazla okudum. Ah işte o bir sene yok mu…

KPSS’ye gireyim; fizik öğretmeni olayım. Olmaz, ataması yok.

Dershanelere yalvarsam? Olmaz, fen-edebiyattaki dersler daha ağırmış. Onlar fiziği daha iyi biliyormuş.

Ücretli öğretmen olsam? Olmaz, sana kadar hayvan yetiştiriciliği mezunlarını alıyorlar. Sen de kimsin?

Eğitimden yüksek lisans yapayım; bari bu alanda ilerleyeyim. Olmaz, ben bir sene fazla okudum. Haydi yürü askere…

Fen-Edebiyat’ta okuyup, yata yata, “ben buraya para verdim yeaaaa” diye ağlayarak formasyon alsaydım bunların hiçbirisi başıma gelmeyecekti.

YÖK’teki hocalarım, Başbakanım, Cumhurbaşkanım…

Ülke politikasından elini çekmeyen dış mihrak abilerim.

Kapatın Türkiye’deki Eğitim Fakültelerini.

Gerek yok bu memlekette öğretmene. Hem fen-edebiyatlılar daha ağır görüyor konuları.

- Bir Necatibey Eğitim Fakültesi Mezunu.

Not: Milli Eğitim Bakanı bile nicedir Eğitim Fakültesi mezunu değilken benim yazdığım yazıya da bak. Ahaha çok safım doğrusu.

Henüz yorum yok.