Asus F50SV’ye Ağıt

13 Mart 2010 | Etiketler: , , , ,

Facebook durumlarımdan alıntılar…

  • Özledim, plastik kokunu özledim… Yavaşça yukarı kaldırıp ekranını, “ce ee” demeyi özledim. Windows’un ile sorun çıkarıp, Linux’un ile gönlümü almanı özledim… Nerdesin be zalim laptop, yaktın beni… ASUS servisine sevgilerle…
  • Sana diyecek sözüm yok. Dayanamadın bana, surat astın, görüntünü dalgalandırdın. Ama seni yar etmem başkasına, ya benimsin ya çöpsün, bunu da aklına sok. Dön artık evine, söz video encodeları abartıp işlemcine çok yüklenmicem, yeminle bak. Günde 10 kere format da atmıcam. Yeter, dvd’ler aç susuz seni bekliyor evde. Bana acımıyorsan onlara acı…
  • Önümüzdeki hafta da gelmezsen, anlayacağım ki beni unutmuşsun. Kim bilir klavyenin tuşlarına kimler dokunuyor şu anda, kim bilir hangi pislik insanın pis parmakları geziniyor üstünde. Söyle, sen de beni özlüyor musun? Yoksa o elleri daha mı çok seviyorsun? Gel artık bana… Affedeceğim geçmişte yaşananları, gel, sadece…. Gel…
  • Derdimi çeken, günde beş tane format atsam da gık demeyen, mavi kapağına kurban olduğum ASUS F50SV’m. Bugün bana geri dönmen umudu ile gittim annenin evine. Vermediler seni bana. Haftaya gidecekmiş bana küskünlüğün, öyle dediler. Umarım… Of… Umarım…
  • Sen yoksun ama çantanı taşıyorum yanımda. Senin yerine, duygusuz kitaplar var içinde. Ama onların kapaklarına tıkladığımda tüm dünyayı önüme seremiyorlar. Sen “kiloluyum ben” diye kendini beğenmezdin ya hani? Sana yük oluyorum diye gecelerce ağlardın ya. Kitaplar senden daha ağır be güzelim… Onlar senin tek bir tuşu…n bile olamaz, SPSS’in ile 15sn’de aldığın istatistikleri, o kitaplar 50 sayfada anlatamaz be ASUS..
Henüz yorum yok.